İletişim, etkileşim, sosyalleşme ve davranışsal bozuklukların görünüm oluşturduğu nörogelişimsel bozukluklar çatısı altında yer almaktadır (DSM 5). Erken tanı, doğru değerlendirme ve kişiye özel terapötik yaklaşımlar uygulanmalıdır. Duyu bütünleme terapi tekniklerini, kişiye özel uygulama pozitif gelişimi destekleyicidir.
Otizm; sosyal etkileşim, iletişim ve davranışları olumsuz etkileyen yaygın gelişimsel bir bozukluktur. Sinir sisteminin gelişme yetersizliğinden kaynaklanır ve yaşam boyu sürer.
Otizm, "Yaygın Gelişimsel Bozukluklar" grubunda yer alır. Bu grup; kalıcı ve yaygın bilişsel-davranışsal etkilere yol açar. İlk kez 1943'te Leo Kanner tarafından tanımlanmıştır. Uzun süre sanılanın aksine sevgi/ilgi yoksunluğuyla ilgili değildir; kaynağı biyolojik ve yapısaldır — beyin gelişiminin erken evresinde ortaya çıkar ve genetik yatkınlığın riski artırdığı düşünülür.
Tüm nörogelişimsel durumlar & sendromlar →
Tanı, aşağıdaki alanlarda belirgin bozukluk ve erken başlangıç birlikte değerlendirilerek konur.
Karşılıklı sosyal etkileşimde belirgin bozukluk.
Sözel/sözel olmayan iletişim ve planlı oyunda belirgin bozukluk.
Aktivite ve ilgi alanlarının önemli ölçüde kısıtlı olması.
Başlangıç yaşının 36 aydan önce olması.
Belirtiler çocuktan çocuğa değişir (otistik spektrum). En temel belirti, karşılıklı sosyal iletişimin kurulamamasıdır.
Otizme sıklıkla başka durumlar eşlik edebilir; bütüncül değerlendirme bu yüzden önemlidir.
Etkilenmeye göre tıbbi, adaptif ve psikiyatrik yaklaşımlar; fizyoterapi-ergoterapi ve eğitim bütünsel uygulanır. Erken tanı ve eğitimle otistik bireyler sosyal hayata katılabilir.
Eğitimin temel ilkesi: her otistik çocuk farklıdır ve her biri için yapılabilecek şeyler vardır. Rapin (1998): "Otistik çocuklar gösterdiklerinden fazlasını bilir; en önemli eğitim, insanlar arası iletişimdir."
Otizmli çocukların beyni, vücuttan ve çevreden gelen duyuları organize etmede zorlanır; bu da günlük yaşam aktivitelerini güçleştirir. Duyu Bütünleme Terapisi bu noktada devreye girer.
Terapi; hareketin planlanması ve duyu bilgilerinin bütünleştirilmesine odaklanır. Amaç, çocuğa vücuttan ve çevreden gelen duyu bilgisini alma, organize etme ve günlük yaşamda kullanmayı öğretmektir. Bunun için beynin ilgili merkezlerine doğru duyular (vestibüler, taktil, proprioseptif, görsel, işitsel) uygun dozda verilir. Temeldeki sorun bulunur — örneğin çocuğun basmaktan korkusu mu, yoksa bir organizasyon problemi mi olduğu — ve buna göre çalışılır.
Otizme yol açan beyin fonksiyon bozukluğunun yerine ve büyüklüğüne göre gelişim süreci değişir. Vestibüler, taktil ve proprioseptif sistemler anne karnında; görsel ve işitsel sistemler sonra olgunlaşır. Tüm duyuların birleştirilerek uygun tepkiye dönüştürülmesi bu doğal sırayı izler; erken terapi süreci hızlandırır.
Ailelerin en sık sorduğu soruları, sade ve doğru bilgilerle yanıtladık. Bir soruya tıklayarak yanıtını açabilirsiniz.
Kaynak: "Otizm Nedir? Tanı Ölçütleri, Ayırıcı Tanı ve Tedavi" — Doç. Dr. Lale Vanlı.